Covid-19 Virüsü’nün Mutasyonu ve Düşündürdükleri!

Maalesef haftaya pandemi ile ilgili olumsuz bir gelişme ile başladık. Dün İngiltere Başbakanı Boris Johnson ” ülkede daha hızlı yayılan yeni tip koronavirüsün (Covid-19) bir türünün ortaya çıktığını, yeni türden dolayı bazı önlemler almak zorunda kaldıklarını, şimdiye kadarki en geniş kısıtlamaların uygulandığı başkent Londra ile İngiltere’nin doğu ve güneydoğusunun önlemlerin daha da sıkılaştırıldığı 4. aşamaya alınacağını duyurdu. İngiltere Başbakanı, yeni türün daha ölümcül olduğuna dair bir bilgi bulunmasa da diğer türden yüzde 70 daha hızlı yayıldığının belirtildiğini bildirdi. Aşıların bu türe karşı daha az etkili olabileceğine dair de bir veri bulunmadığını aktaran Johnson, bu konudaki araştırmaların Dünya Sağlık Örgütüne iletildiğini söyledi.

Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı’nın Genel Direktör Yardımcısı olan ve aynı zamanda Cambridge’deki Avrupa Biyoenformatik Enstitüsü’nün de Eş Başkanı olan Ewan Birney, “Eğer yeni virüsün salgın üzerinde büyük bir etkisi olsaydı bunu şimdiden görmüş olurduk. Ya hastanedeki vaka sayıları bir anda fırlardı ya da bir anda düşerdi. İkisi de olmadı dolayısıyla biz de şunu rahatlıkla söyleyebiliriz yeni virüsün vaka sayısına etkisi düşük oldu. Geliştirilen corona virüsü aşıları birçok virüsün türü ve alternatifiyle test edildi. Dolayısıyla aşının yeni virüse karşı yine işe yarayacağına inanmak için her sebep mevcut. Elbette bunun yeniden test edilmesi gerekiyor.” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bunlar tabii ki rahatlatıcı açıklamalar fakat yeterli değil. Hele ki bizim ülkemiz açısından, çünkü biz İngiltere’nin kullanmaya başladığı mRNA aşısını değil inaktif aşı dediğimiz Çin’de geliştirilen Sinovac aşısını tercih ettik ve bu konuda henüz bilimsel bir açıklama yok. Yani Çin’den gelecek aşı da iddia edildiği gibi diğer aşı gibi mutasyonlar üzerine etkili mi? bunu bilmiyoruz. Değilse ve virüsün bulaşıcılığı artıp hastalığın seyri hafif değil de eskiden olduğu gibi seyrediyorsa ne yapacağız. Bir B planımız var mı?

Umarım aşı, virüsün bu mutasyonuna da etkilidir ya da virüs mutasyon geçirerek insan vücuduna uyum sağlıyordur. Bu şekilde dünya ölçekli bir sürü bağışıklığı sağlanarak bu beladan kurtulabiliriz. Fakat şu aşamada bu soruların cevabını vermek çok zor. Bilim dünyası da şu anda bu soruların cevabını arıyor. Ama şu bir gerçek ki başlangıçta kimsenin ciddiye almadığı hatta maske takmanın bile gereksiz olduğunu savunan bilim insanlarının bulunduğu bir dünya da maalesef gözle görülmeyen virüs bizden bu anlamda daha akıllı. Yaşama içgüdüsü ile insanın içindeki hücrelere girmenin anahtarını keşfetmiş, oraya yerleşip çoğalıyor ve biz önlemler aldıkça o da yeni anahtarlar ve şifreler ile kodlarını değiştiriyor ve pes etmiyor.

Bu arada dünden (20.12.2020) bu yana birçok ülkenin İngiltere’den kalkan uçaklar ile ülkelerine gelen yolcular için karantina önlemleri alırken hava, kara ve deniz yoluyla başta İngiltere olmak üzere mutasyonlu virüslerin Güney Afrika, Hollanda, Danimarka gibi az sayıda mutasyonlu virüsün bulunduğu ülkelerden gelişleri kontrol altına almaya yönelik çabalarının ben kısa vadede pek etkisinin olmayacağını ve bulaştırıcılığı % 70’lere çıkmış bu virüsü durduramayacağını düşünüyorum. Hele ki bizim yaptığımız gibi havalimanında test yap, evde karantinaya al uygulamalarının hiçbir anlamı yok.

Zaten İngiltere ile çok daha sıkı ilişkileri olan Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, Pakistan ve Uzak doğu ülkelerinden ülkemize rahat giriş çıkışlar devam ediyor. Sonuç olarak şimdiden dünya tarihine insanlık için bir felaketler yılı olarak geçecek olan 2020 yılından kurtulup 2021’e umutla bakmak istediğimiz bu günlerde biliyorum ki pek de iç açıcı bir gelecek görülmüyor.

Toplum olarak “Pandemik Yorgunluk” yaşadığımız bu günlerde benim asıl korkum pandemi den sonraki olumsuz anlamdaki ekonomik, sosyal, kültürel ve sağlık alanındaki değişimler, ülkelerin ve vatandaşlarının bu alanlardaki dayanıklılık ve kapasitelerine göre yaşayacağı muhtemel zorluklar. Onu da daha sonra sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha dikkatli olun ve kalın sağlıcakla..

Dr. Turhan Sofuoğlu, Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği Başkanı, İzmir, 21 Aralık 2020

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*